Bazı sesler var ki daha ilk notasında ruhunuza işler; tanımadığınız birini yıllardır tanıyormuşsunuz gibi hissettirir. Yeni nesil bir müzisyen düşünün; cazın duygusunu, R&B’nin sıcaklığını, kendi iç dünyasıyla harmanlıyor. Gizay henüz yolun başında, ama sesiyle, duruşuyla, kendine özgü ifadesiyle dikkat çekmeyi başarıyor. Kendisini Sofar Ankara konserinde dinleme fırsatı buldum. Sesi ve piyanoya olan hakimiyeti ile bende Alicia Keys ya da Leona Lewis’i dinliyor hissi bırakmıştı.
Spotify’da yayımlanan ilk şarkısıyla profesyonel dünyaya adımını atan bu genç sanatçıyla müziğe, üretime, hayallere ve kadın olarak bu sektörde var olmaya dair içten bir söyleşi yaptık. Hem kendisine hem müziğine kulak verin: Yeni bir sesin doğuşuna tanıklık ediyorsunuz.

Mustafa Cem Ünal: Müziğe olan yolculuğun nasıl başladı? Seni bu yola iten ilk kıvılcım neydi?
Gizay: Müziği çok seven bir ailem var. Annem ve teyzelerim her tatilde bir araya geldiklerinde türküler çalıp söylerlerdi. Onlardan duya duya olsa gerek, müziğe karşı bir sevgi büyüttüm.
Mustafa Cem Ünal: Sana ilham veren müzisyenler kimler? Bugünkü sound’unu nasıl etkilediler?
Gizay: Alicia Keys küçüklüğümden beri benim için bir idol oldu. Bütün albümleri, bütün şarkıları ezberimdedir. Piyano tuşlarıyla sesinin bütünleşmesi, şarkılarında ruhunu ortaya koyması, canlı performanslarındaki hikaye anlatıcılığı bana en çok ilham verenlerden oldu hep. Beni en çok etkileyen diğer kadın sanatçılar Whitney Houston, Jennifer Hudson, Nina Simone, Aretha Franklin. Vokal rejistrasyonlarını, sahne performanslarını, duygu aktarımlarını hayranlıkla inceliyorum. Ama son zamanlarda Raye’e takmış durumdayım Dinleyiciye inanılmaz bir etki bırakıyor. Sektördeki kalıplardan çok uzakta kendi tarzını yaratmış. Onu dinlemeyi ve izlemeyi çok seviyorum!

Mustafa Cem Ünal: Müziğinde daha çok iç dünyanı mı yoksa dış dünyanın etkilerini mi yansıtıyorsun?
Gizay: Bence ikisi de var, ama iç dünyam daha baskın diyebilirim. Karakter olarak da zaten çok duygusal bir insanım. Yaşadığım bir kalp kırıklığını nasıl besleyebilirim, yaratıcılığım için nasıl kullanabilirim, bunlar üzerinde düşünüyorum. En nihayetinde, iç dünyamızda söylemek istediklerimiz de dış dünyanın etkileri değil midir zaten 🙂
Mustafa Cem Ünal: Spotify’da yayımlanan ilk şarkının ortaya çıkış sürecinden bahseder misin?
Gizay: “Momento” yu geçen yaz Sofar’a çıkmadan önce yazdım. O zamanlar master tezimi yazıyordum. Bu tez bana İtalya’da verdiğim fiziksel ve mental mücadelenin bir ödülüydü ama o süreçte öyle hissettirmiyordu tabii. Bir yandan tez konum siyahi operalarda kadın karakterlerin tasviri ile ilgiliydi ve ben bu zor dönemde bu şekilde müzikten kopmamayı başarmıştım. Araştırdıkça bana ilham veriyordu. Bana ilham verdikçe yazıp besteliyordum. Sofar’da ilk defa canlı performe ettiğim zaman, Momento benim için daha da özel bir anlam kazandı. Sonrasında stüdyo kayıtları, farklı aranjman denemeleri derken bugünkü halini aldı “Momento”.

Mustafa Cem Ünal: Bu şarkının senin için kişisel bir hikâyesi var mı?
Gizay: “Momento” ile bir hikaye anlatmak istedim aslında. İki sene İtalya’da yaşadım master eğitimim için ve yabancı bir kültürde insan kendine de yabancılaşmaya başlıyor. Dış dünyanın sorunlarıyla uğraşırken, yenibaştan bir hayat kurmaya çalışırken, insan kendi dünyasını unutabiliyor. Vücudunu, zihnini dinlemeyi es geçebiliyor. Dış gürültüler, içindeki sesleri bastırabiliyor bazen. İşte bu noktada bir “an” istedim. Şöyle bir kendime dönüp beni dinleyebilmek için. Çünkü o süreçte yaratıcılığımın, yaradılışımın çok fazla tıkandığının farkındaydım. Ve bunu anneme haykırmak istedim. Hasta olduğumuzda yanımıza ilk koşan insan o olur ya… Benim kendimi buluş hikayem oldu böylece “Momento”.
Mustafa Cem Ünal: Kayıt süreci, aranjman, prodüksiyon… İlk şarkında seni en çok zorlayan ya da en çok mutlu eden aşama neydi?
Gizay: İlk şarkım olduğu için midir, karakterimden midir bilmiyorum ama her şeyin çok mükemmel olmasını istedim. Şu an gerçek bir öz eleştiri yapmam gerekirse bu süreç için; bütün sound’un çok temiz, her şeyin fazlasıyla pürüzsüz olması için kendimi çok zorladım. Halbuki bazen pürüzlerin kusursuzluk yaratabileceğini şu an anlayabiliyorum. Her şarkının karakteri farklı bir mükemmellik anlayışı kazandırmalıymış sahibine.
Beni en çok mutlu eden şey ise tabii ki dinleyicilerden aldığım geri dönüş oldu. Türkiye’deki çoğu dinleyicim İtalyanca bilmemesine rağmen şarkıyı gerçekten hissettiklerini söylediklerinde çok mutlu oldum.

Mustafa Cem Ünal: Müziğini bir türe sığdırmak zorunda olsan bu ne olurdu? Neden?
Gizay: Kesinlikle soul. Bu müzikte ve hayatımın her alanında öyle aslında; ruhumu koymadan bir işi yapamam gibi hissediyorum her zaman. O yüzden kesinlikle soul diyorum.
Mustafa Cem Ünal: Sence seni diğer genç müzisyenlerden ayıran şey ne?
Gizay: Samimiyetim ve duygularımı aktarmayı öncelik yapmam olabilir ve gerçekten bestelediğim melodinin önce bana geçmesi lazım.
Mustafa Cem Ünal: Müziğinde söz mü, melodi mi ön planda? Hangisiyle daha iyi anlatıyorsun kendini?
Gizay: Kendimi bestecilikten ziyade daha çok söz yazarı olarak görüyorum. Çocukluğumdan beri edebiyata, yabancı dillere büyük ilgi duyduğum için kelimeler benim daha rahat olduğum bir alan diyebilirim.

Mustafa Cem Ünal: Katıldığın festivaller ve veya konserler oldu mu? Tecrübelerini okurlarımızla paylaşır mısın?
Gizay: İtalya’da bir müzik grubumuz vardı ve birbirinden farklı sahnelerde yer aldık. Üniversite festivalleri, anma törenleri, Güney Afrika Büyükelçiliği Yardım Gecesi bunlardan bazıları.
En unutulmaz deneyimlerimden biri ise Berklee College of Music ile 2023 yazında İtalya’da yaptımız eğitim kampı. Üç hafta boyunca Gospel şarkıları hazırlayıp Umbria Jazz Festivali’nde sahne almıştık. Benim için inanılmazdı.
Mustafa Cem Ünal: İlk kez kendi şarkını bir dinleyici kitlesine çaldığında ne hissettin?
Gizay: Şarkıyı bitirdiğimde çok büyük bir alkış gelmişti ve spot ışığının arasında alkışlayan ellerde gözümü gezdirdiğimi hatırlıyorum. Hemen ailemin beni izlediği yere bakıp gülmeye başlamıştım. Galiba heyecanın, gururun ve mutluluğun verdirdiği bir tepkiydi.

Mustafa Cem Ünal: Dinleyicilerinden gelen geri bildirimler seni nasıl etkiliyor?
Gizay: Çok mutlu oluyorum. Özellikle duygumu aktarabildiğimi, anlatmak istediğimi anlatabildiğimi görmek beni çok motive ediyor.
Mustafa Cem Ünal: Yer aldığın diğer projeler hakkında bilgi verir misin?
Gizay: Jingle ve film müziği projelerinde yer aldım. Bir şirketin 10 Kasım Atatürk’ü anma filmi için “Bir Fırtına Tuttu Bizi” türküsünü kendi aranjmanımla çalıp söyledim. Çok gurur verici bir deneyimdi benim için.
Mustafa Cem Ünal: Yakın gelecekte hangi projeler var? Yeni şarkılar, albüm, konser planları?
Gizay: Yeni bir şarkım yolda! Adı “Var Mısın?”. Bu sefer Türkçe bir parça geliyor. Çok sevgiyle büyüttüğüm, umutla beslediğim bir parça oldu gerçekten.
Yazın ilk EP’im üzerinde çalışacağım. Etnik esintiler, soul duyacağınız bir albüm olacak, ve sonrasında konserler!

Mustafa Cem Ünal: Hayalindeki müzikal işbirliği kimle olurdu? Yerli ya da yabancı fark etmez.
Gizay: Tabii ki Raye! Ama Türkiye’den Gökhan Türkmen ile bir şarkı yapmak isterim. Soul ve funk etkisini hissediyorum onun şarkılarında. Kesinlikle onunla çalışmak isterim.
Mustafa Cem Ünal: Beş yıl sonra müzikal olarak kendini nerede görüyorsun?
Gizay: Beş yıl sonra kendi müzikal kimliğimi oluşturmuş, içten ve özgün şarkılarla sahnede olan, duygulara alan açan bir sanatçı olarak görüyorum kendimi. Müzik kültürümü dünya ile paylaşabildiğim sahnelerdeyim mesela!
Mustafa Cem Ünal: Genç müzisyenlere ya da müzik yapmak isteyen ama cesaret edemeyenlere ne söylemek istersin?
Gizay: Bilincimizin varlığıyla yaşadığımız tek hayat, sahip olduğumuz bu hayat. O yüzden kalbimizin sesini dinlemeliyiz. O eğer müzik yapmak istediğini söylüyorsa onu duymalı dikkate almalıyız. Çünkü her sanatçının anlatacağı farklı bir hikaye vardır ve her biri çok değerlidir.
Mustafa Cem Ünal: Son olarak, Dark Blue Notes okurları için senin müziğini en iyi tanımlayan üç kelime ne olurdu?
Gizay: Hmm. Bir düşüneyim… Samimi, Derin, Ruhlu.
Mustafa Cem Ünal: Başarılarının devamını dilerim.

Bazı sesler sadece kulağa değil, kalbe de dokunur. Gizay, sadece bir şarkıyla değil; duruluğu, cesareti ve müziğe olan inancıyla da akıllarda kalıyor. Caz ve R&B’nin kadim duygularını kendi çağdaş diliyle yorumlayan bu yeni ses, müziğin geleceğinde söz sahibi olmaya aday.
Yolunun başında, ama nereye gideceğini bilen bir sanatçı var karşımızda. Bizce onun hikâyesi henüz yeni başlıyor. Kulaklarımızı açık tutalım; çünkü bu ses daha çok şey anlatacak.
■ Mustafa Cem Ünal’ın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
■ Dark Blue Notes’da Röportajlar
■ Gizay Instagram


