Bir müzisyenin eve dönmesi için önce uzaklaşması mı gerekir? Homewards albümü eve dönüş yolculuğunu anlatıyor. Yıllardır kavalın sesini Anadolu’dan Balkanlar’a, geleneksel müzikten doğaçlamaya ve çağdaş caza taşıyan Batuhan Aydın, bu kez yönünü yeniden bildiği ezgilere çeviriyor. Ama buradaki dönüş, eski sandıkları açıp geçmişi olduğu gibi ortaya koymak değil. Homewards, adının söylediği gibi “yuvaya doğru” gidiyor; fakat eve vardığında kapıyı bugünün müziğiyle açıyor.
24 Nisan 2026’da Ahenk Müzik etiketiyle yayımlanan Homewards, Batuhan Aydın Folk Quartet’in ilk albümü. Aydın’a kavalda; Nikolaus Grill piyanoda, Kağan Yıldız kontrbasta, Ediz Hafızoğlu davulda eşlik ediyor. Albümün diğer ana sesi ise Jülide Özçelik. Sekiz Anadolu türküsünden oluşan repertuvarda “Payton Geldi Meyhaneye Dayandı”, “Gelin Ayşe”, “Köprüden Geçti Gelin”, “Havada Bulut Yok”, “Küsüp Gitti”, “Mendilimin Yeşili”, “Karadır Kaşların” ve “Feridem” var. Tanıdığımız ezgiler bunlar; ama Homewards onları tanıdığımız yerde bırakmıyor.
Albümün teması türküleri “cazlaştırmak” değil. Tam tersine cazın armonik ve doğaçlamaya açık dilini, türkünün kendi ses dünyasına yaklaştırmak gibi görünüyor. Kaval burada folklorik bir renk ve müziğin merkezinde. Batuhan Aydın ile Nikolaus Grill’in uzun süre üzerinde çalıştıkları mikrotonal armonik yapı albümde anlam kazanıyor. Piyano, kontrbas ve davul kavala yer açarken, kaval da üçlüyü alışık olmadığı aralıklara, kıvrımlara ve nefeslere çekiyor.
Jülide Özçelik’in varlığı Homewards’ın duygusal ağırlık merkezini değiştiriyor. Özçelik yıllardır halk müziğiyle caz arasında kendine özgü bir dil kuran sevilen bir vokalist. Burada sesiyle Batuhan Aydın’ın kavalı arasında neredeyse enstrümantal bir akrabalık oluşuyor. Biri sözü taşıyor, diğeri sözsüz olanı. İkisi de nefesle var oluyor. İnsan sesiyle kavalın kimi anlarda birbirinin devamı gibi duyulması etkileyici.
Albümün konukları da Homewards’ın dünyasına isimleriyle ve kendi müzikal dilleriyle giriyor. “Gelin Ayşe”de Nils Petter Molvær’in trompeti Anadolu ezgisinin çevresinde kuzeyli, puslu bir atmosfer kurarken, “Havada Bulut Yok”ta Ara Dinkjian’ın udu başka bir hafıza kapısını aralıyor. “Mendilimin Yeşili”nde Cenk Erdoğan’ın perdesiz gitarı ise kavalın mikrotonal diliyle doğal bir akrabalık kuruyor. Üç müzisyen de türküyü kendilerine doğru çekmek yerine onun içine girmenin bir yolunu buluyor. Bu yüzden konukluklar anlatının parçaları gibi duyuluyor.
Homewards’ın arkasında müziğin yanı sıra geniş bir yaratıcı ve teknik ekip de var. Albümün düzenlemelerini piyanist Nikolaus Grill üstlenirken, kayıtlar Ozan Sarıboğa ve Taner Ersoy tarafından gerçekleştirildi. Miks koltuğunda İstanbul’dan Berk Kula, mastering’de ise Viyana’dan Christoph Stickel yer alıyor. Albümün görsel dünyası da müziğin yolculuk fikrini tamamlıyor; kapak çalışması Beyza Boynudelik’e, tasarım Batuhan Aydın’a, fotoğraflar ise Zülkarneyin Karanfil’e ait. Böylece Homewards, yalnızca çalan ve söyleyen müzisyenlerin değil, sesinden kapağına kadar aynı hikâyenin etrafında buluşan kalabalık bir ekibin ortak üretimine dönüşüyor.
Homewards’ü bir füzyon albümü diye kolayca tarif edilip geçilecek işlerden saymamalıyız. Anadolu halk müziğinin izlerini korurken ona dokunmaktan da korkmuyor. Türküler değişebilen, başka müzisyenlerle karşılaşabilen, başka armonilerin içinde yaşayabilen canlı bütünler olarak ele alınıyor. Gelenek burada korunması gereken kırılgan bir eşya ve hareket etmeye devam eden bir dil gibi. Gelenek her kuşakta yeniden söylenerek şekil alıyor.
Albümün adına gelince, eve dönmek her zaman bıraktığın yere geri gelmekten ziyade yıllar boyunca topladığın bütün seslerle aynı kapının önüne yeniden gelmektir. Batuhan Aydın ve Jülide Özçelik Homewards’ta bildiğimiz türkülerin kapısını yeniden çalıyor. İçeride aynı ezgiler var ve ev artık biraz değişmiş.
■
Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Batuhan Aydın resmi web sitesi
