Serbest doğaçlama denildiğinde birçok dinleyicinin aklına ilk olarak kaos gelir. Birbirinden bağımsız hareket eden müzisyenler, yönü belirsiz ses kümeleri ve anlık kararlarla şekillenen müzikler… Oysa Japon piyanist Rieko Okuda, Alman tromboncu Matthias Müller ve Avustralyalı davulcu Samuel Hall’un oluşturduğu Okuda Müller Hall üçlüsü, Unit Records etiketiyle 12 Haziran 2026’da yayımlanan ³√ (Cube Root) albümünde bu algıyı tersine çeviriyor. Tamamen doğaçlama olarak kaydedilmiş olmasına rağmen albümün büyük bölümü önceden düşünülmüş, hatta bestelenmiş hissi uyandırıyor. Bunun nedeni ise müzisyenlerin ortak dil kurma konusundaki olağanüstü becerileri. Nitekim ³√, bir araya gelmiş üç müzisyenin birkaç yıldır gelişen ortak bir müzikal anlayışın doğal sonucu.

Rieko Okuda, Matthias Müller, Samuel Hall

Albümün adı da müziğin temel fikrine işaret ediyor. Küp kök anlamına gelen ³√, üç farklı müzisyenin, üç farklı kültürel geçmişin ve üç farklı müzikal yaklaşımın tek bir ses dünyasında birleşmesini simgeliyor. Japonya, Almanya ve Avustralya’dan gelen bu üç isim, kökenleri ne kadar farklı olursa olsun, doğaçlamayı ortak bir düşünme biçimi olarak ele alıyor. Sonuçta ortaya çıkan müzik, bireysel performansların toplamından çok daha büyük bir bütün oluşturuyor.

Albüm boyunca duyulan müziğin merkezinde dikkatli dinleme fikri yer alıyor. Berlin’in yaratıcı müzik çevrelerinde uzun süredir faaliyet gösteren Rieko Okuda piyanoyu yalnızca bir klavye enstrümanı gibi kullanmıyor; tellerden, rezonanslardan ve hazırlıklı piyano tekniklerinden yararlanarak geniş bir ses paleti yaratıyor. Matthias Müller ise trombonundan alışılmışın dışında sesler çıkarıyor; nefesler, sürtünmeler ve mikrotonlar aracılığıyla enstrümanını adeta yeniden tanımlıyor. Samuel Hall’un davulu da klasik anlamda ritim üretmekten çok atmosfer kuruyor. Zillerin uzun titreşimleri, küçük vurmalı sesler ve boşluklarla örülü yaklaşımı, albümün sessizlikle kurduğu ilişkinin önemli bir parçası hâline geliyor.

Parça isimleri de müziğin karakterine uygun biçimde soyut bir dünyanın kapılarını aralıyor: “Equilibrium”, “CH4”, “Six Lights”, “Mengde” ve “Sputnik”. Bunlar belirli melodilerin ya da geleneksel caz formlarının etrafında şekillenen eserler değil. Her biri bir fikrin, bir dokunun veya bir ses ilişkisinin keşfi gibi ilerliyor. Müziğin içinde serbest doğaçlamanın özgürlüğü bulunurken, aynı zamanda çağdaş oda müziğini andıran güçlü bir form duygusu hissediliyor. Bu nedenle ³√, zaman zaman bir free jazz kaydından çok modern bir oda müziği topluluğunu dinliyormuş hissi yaratıyor.

Berlin’in deneysel müzik ve “Echtzeitmusik” geleneğinden beslenen üçlü, Avrupa serbest doğaçlamasının mirasını da güncel bir bakışla yorumluyor. Ancak albüm hiçbir zaman akademik ya da mesafeli bir çalışmaya dönüşmüyor. Tam tersine, her sesin diğerine dikkatle kulak verdiği canlı bir iletişim hissi taşıyor. Belki de bu yüzden ³√’yi dinlerken üç müzisyenin çaldığını değil, birlikte düşündüğünü hissediyorsunuz. Bu yaklaşım, Unit Records’un yıllardır desteklediği yaratıcı caz ve serbest doğaçlama geleneğiyle de uyum içinde ilerliyor.

Kolay tüketilen bir albüm değil. Belirgin melodiler, akılda kalan temalar ya da geleneksel caz kalıpları arayan dinleyiciler için sabır gerektirebilir. Buna karşılık sesin kendisini keşfetmeyi sevenler için son derece ödüllendirici bir deneyim sunuyor. Sessizliklerin notalar kadar değerli olduğu, küçük ayrıntıların büyük anlamlar taşıdığı bu kayıt, doğaçlama müziğin hâlâ ne kadar geniş ufuklara sahip olduğunu hatırlatıyor. ³√, üç müzisyenin ortak yaratıcılığından doğan ve dikkatli kulaklara giderek daha fazla ayrıntı sunan etkileyici bir çalışma.

Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Okuda Müller Hall Bandcamp

Share.

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Exit mobile version