Tony Grey’in 24 Temmuz 2026’da yayımlanan Nostalgia albümü, tesadüfi bir karşılaşmamın sonucu kaydediliyor. İngiliz basçı, besteci ve prodüktör Grey ile cazın ve fusion’ın yarım yüzyılı aşan tarihinde kendine çok özel bir yer açan Bob James’in yolları sosyal medya üzerinden kesişiyor. Ardından Grey, James’in Michigan’daki ev stüdyosuna gidiyor. Ortada büyük bir albüm planından çok, birlikte çalma ve müzik üretme isteği var. Zaman içinde bu buluşmalar dokuz parçalık Nostalgia’ya dönüşüyor.

Tony Grey’in hikâyesini bilenler için bu dönüş ayrıca anlamlı. John McLaughlin, Herbie Hancock, Wayne Shorter ve Hiromi gibi isimlerle aynı müzikal çevrelerde bulunmuş, özellikle bas gitarı yalnızca ritmik bir temel değil melodik bir anlatıcı olarak kullanan Grey, yaklaşık dokuz yıllık albüm sessizliğini Nostalgia ile bozuyor. Karşısında ise Bob James var. 1970’lerden bu yana caz, fusion, funk ve pop arasındaki sınırları kendine özgü piyano ve klavye diliyle aşındırmış bir müzisyen. James’in hip-hop dünyasının en çok sample’lanan caz müzisyenlerinden biri haline gelmiş olması da onun geçmişle bugün arasındaki yerini ayrıca ilginç kılıyor. Nostalgia iki ayrı kuşağın müzikal dilinden oluşuyor..

Albümün adı bu nedenle oldukça yerinde. Buradaki nostalji geçmişe sığınmak ya da eski günlerin sesini taklit etmek anlamına gelmiyor. Grey ve James geçmişi, bugünün içinden yeniden düşünüyor. James’in piyanodaki ekonomik ve berrak dokunuşlarıyla Grey’in melodik bas çizgileri birbiriyle uyumlu hareket ediyor. Müziğin en güzel taraflarından biri sanırım bu duygu. Nostalgia gösterişli bir virtüözlük yarışından çok, birbirini dikkatle dinleyen iki müzisyenin sohbeti gibi ilerliyor.

Domino, Let It Happen, albüme adını veren Nostalgia, Travelling, How Far Is the Journey ve The Illusionist bu sohbetin farklı yüzlerini gösterirken albüm yalnızca bas-piyano eksenine kapanmıyor. Grey ile James’in çevresinde giderek genişleyen bir enstrüman dünyası kuruluyor. Naveen Kumar’ın flütleri, V. Selvaganesh’in kanjirası, Karsh Kale’nin tablası, Mino Cinelu ve Joel Polacci’nin perküsyonları, James Johnson III ve Stu Haikney’nin davulları ile Brandon Terzic’in udu albümün renk paletini genişletiyor. Ellen Hughes’un vokali ve elektronik/programlanmış katmanlar da bu akustik dünyanın arasına güncel dokular yerleştiriyor.

Bu çeşitlilik özellikle Dancing in Paradise’ta belirginleşiyor. Kanjira, flüt ve udun açtığı alan müziği Amerikan caz geleneğinin dışına taşıyarak Hindistan’dan Orta Doğu’ya uzanan daha geniş bir coğrafyayla buluşturuyor. Tony Grey’in kariyerindeki farklı müzik kültürlerine duyduğu merak burada doğal biçimde ortaya çıkıyor. “Dünya müziği” unsurlarını cazın üzerine süs olarak yerleştirip, farklı ritmik ve melodik dillerin aynı kompozisyonun içinde nefes almasını sağlanıyor. Bob James de bu alanın içinde kendi sesinden vazgeçmeden hareket ediyor.

Albümde küçük ama anlamlı başka ayrıntılar da var. Waltz for Benny, Bob James’in müzik direktörü Rachel Kwag’ın bestesi. Kapanıştaki George ve Ira Gershwin klasiği Embraceable You ise bütün bu çağdaş üretimin ardından caz repertuvarının belleğine açılan bir kapı gibi duruyor. Böylece Nostalgia başlığının anlamı albümün sonunda bir kez daha belirginleşiyor: Grey ve James geçmişi olduğu yerde bırakmıyor, onu bugünkü deneyimleriyle yeniden konuşmaya çağırıyor.

Nostalgia, Tony Grey’in kendi etiketi Tony Grey Music tarafından yayımlandı. Dağıtımı The Orchard/ Sony Music üzerinden gerçekleştirildi. Bağımsız bir üretim olarak başlayan albümün böylesine doğal ve kişisel bir tona sahip olması da şaşırtıcı değil. Grey’in bası, James’in piyanosu ve etraflarında dolaşan flüt, ud, tabla, kanjira ve perküsyonlar arasında müzik sürekli biçim değiştiriyor.

Albüm adının çağrıştırdığı duygunun aksine geçmişte yaşamıyor. Tony Grey ile Bob James geriye bakıyorlar, evet; fakat orada kalmak için değil. İz bırakan melodileri, sesleri ve deneyimleri bugüne taşıyıp önlerine yeni bir yol açıyorlar. Nostalgia da tam bu yüzden nostaljik olmaktan çok yaşayan bir hatırlama biçimi. Geçmişi sevgiyle anarken hâlâ yeni bir şey söylemenin mümkün olduğunu gösteren sıcak, zarif ve açık uçlu bir albüm. 

■

Dark Blue Notes’da Mine Gürevin
Dark Blue Notes’da Vitrin
Tony Grey resmi web sayfası

Mine Gürevin
Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.
Share.

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Exit mobile version