John Coltrane’in öldüğü yaşta, Yirminci Yüzyıl Müzik Teorisinin John Coltrane’in Yorumculuğuna ve Besteciliğine Etkisi başlıklı doktora tezimi tamamladım. Benim açımdan, öncesinde David Liebman’la New York’taki kromatizm üzerine çalışmalarımız -ki Coltrane sıkça analiz ettiğimiz bir isimdi-, sonrasında ise Prof. Dr. Koray Sazlı ile İstanbul’da yirminci yüzyıl müziği üzerine yaptığımız çalışmaların doğal bir çıktısıydı bu tez. Tamamlanmasının üzerinden 4 yıl geçti. Bu yıl, Coltrane’in yüzüncü doğum günü sebebiyle birçok ülkede kongre, sempozyum, buluşma, proje, yayın, toplantı, konser vb. biçimlerde etkinlikler yapılmakta. Ben de sizlerle Dark Blue Notes‘un daveti sayesinde bir araya gelme fırsatı buldum.

Coltrane’in müzikal üretimlerini kabaca bebop dönemi, modal dönemi ve free jazz dönemi olarak üç grupta toplayabiliriz. Ancak ben bugün, Coltrane’in bebop döneminde denemelerini yaptığı, 1959’da bu çalışmalarını taçlandıran Giant Steps (Atlantic Records, Nesuhi Ertegün yapımcılığında) albümündeki aynı isimdeki parçada nihayet bir besteleme ve doğaçlama mekanizması olarak yapılandırdığı, sonraları ise bir emprovizasyonel strüktür olarak çeşitli yapıların içinde kullandığı aralık döngülerinden ve bu döngülerle kendi kurduğum ilişkiden bahsetmek istiyorum.

Bugün odağım teknik bilgi paylaşmak değil, keza bahsettiğim tüm konuları, bu konuların tarihsel gelişimini, teknik terimlerin “klasik” müzikte ve cazda kullanım örneklerine ilişkin detaylı analizlerini tezimde bulabilirsiniz[1]. Ayrıca konumuz John Coltrane olunca bu konuda yazılmış birçok tez, makale ve yayın bulunması zaten kaçınılmazdır. Kendi adıma çalışmam süresince çok sayıda kaynaktan faydalandım ama içlerinde Coltrane ile ilgili tek bir kitap seçmek durumunda bırakılsam, seçeceğim kitap Lewis Porter tarafından kaleme alınan “John Coltrane: His Life and Music” olurdu.

Bu yazının odağı olan döngü, bir kavram olarak ilk defa yirmili yaşlarımda Coltrane’in Giant Steps‘ini analiz ederken karşıma çıktı. Zaman içinde ise bu kavrama, yetişkinlik hayatımda farklı açılardan baktım, hatta bu olgu yaşam düzenimin bir kurgusu haline geldi. Bir müzisyen, öğretmen, meslektaş, arkadaş, evlat vb. olma hallerinin döngüsü veya bir performans yapma, beste yapma, ders verme, çay içme vb. yapma hallerinin döngüsü.

Müzikte aralık döngüsü, tekrar eden aralıkların oluşturduğu döngüdür. Örneğin caz gibi temeli tonal olan müziklerde bize en tanıdık gelen örneklerden biri beşliler -ters yönden bakıldığında dörtlüler- çemberidir. Bu döngülerin teoride aynı ses üzerine başlayıp bittiği varsayılmaktadır.[2] Bu varsayımdan hareketle, aralık döngüleri, müzik tarihinde birçok bestecinin üzerine çalıştığı bir konu olmuştur. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın sonları itibariyle bu tür simetrik yapıları besteciler eserlerinde sıklıkla kullanmışlardır. Coltrane ise Nicholai Slonimsky’nin Thesaurus of Scales and Melodic Patterns kitabındaki egzersizlerden esinlenerek ortaya çıkardığı Giant Steps‘te büyük üçlü aralık döngüsünü kullanmıştır.

Büyük üçlü döngüsü 3

Peki Coltrane bu döngüyle ne yapıyordu? Sanatsal bir araştırma yapıyordu. Bu yaklaşım, kendi müziğimde, cazı ürün odaklı bir denklemden çıkarıp soru ve süreç odaklı bir müzik pratiği olarak ele almamın anahtarı olmuştur. Prof. Evrim Demirel’in tez savunmamda yaptığı bir konuşmanın beni duygulandırdığını anımsıyorum. Demirel, Coltrane’in bitmeyen arayışının altını çizmişti. Merak, arayış, deneme ve çalışma. Coltrane’e dönecek olursak, onun sıklıkla kütüphaneye gittiği, bulduğu her fırsatta -konser araları, prova molaları dahil- çalıştığı bilinmektedir.

Kendi üretim geçmişime dönüp bakacak olursam, benim aldığım caz eğitimi ve uzun yıllar içinde bulunduğum pratik, büyük ölçüde konser, kayıt ve beste gibi tanımlanabilir çıktılar etrafında kuruluydu. Sanatsal araştırmayla ilerlemek ve bunun nasıl sürdürülebilir bir pratiğe dönüşebileceğini düşünmek ise benim için yeni bir bakış açısıydı. Yeni bir düşünme, iletişim ve karşılaşma biçimi arayışındaydım. Coltrane’in daha geniş bir bağlamda, süit yapısında ele aldığı A Love Supreme ve Meditations[4] eserleri, benim için böyle bir genişlemenin nasıl uygulanabileceği konusunda yol gösterici oldu. Nitekim tezimde de bu eserlere besteleme yöntemlerinin kullanımı açısından yaklaştım. Ayrıca  Covid döneminde evde kapanıp tezimi yazdığım sırada, A Love Supreme‘i bestelerken Coltrane’in kendisini bir süre atölyesine kapaması ve bunun getirdiği duygu, anlatı ve konsantrasyon haliyle de ilişki kurdum.

Bu bağlamda, el yordamıyla yola çıktığım Yoklar, besteciliğimde alegoriyi kullanarak insan deneyimine baktığım bir çalışmamdı. Proje, YoklarNe Var Ne Yok ve Varlar isimli üç bölümden oluşuyor. 2024 yılında Yoklar üçlemesinin ilk bölümünün prömiyerini, Borusan Müzikevi’nde gerçekleştirdik. İkinci bölüm olan Ne Var Ne Yok, Berlin’de, Musikfonds tarafından fonlanarak 2025 yılında prömiyer yaptı. Araştırma ve besteleme süreçlerinde Berlin şehri de çalışma fonlarıyla bu sürecimi destekledi. Bunları yazarak altını çizmek istiyorum ki bu tür ticari olmayan sanatsal çalışmalar yapabilmek için günümüzde gerekli desteğin bulunması olmazsa olmaz. Bu süreçlerde ben de arayışımın peşine düşüp kendimi bolca eve ve kütüphaneye kapattım. Doktora süreci ve sonrasında edindiğim araştırma yöntemlerine dair bilgileri, bir bestecilik yöntemi olarak kullandım.

Yoktan bir kesit

Uzunca bir süre tam olarak nasıl ilerlemem gerektiğinden emin olamadım. Bir noktada etrafımdaki insanlar “Ne yapıyorsun? Sesin soluğun çıkmıyor.” diye sorduklarında “Araştırma yapıyorum.” diye yanıtladım. “Hangi konuda?” diye sorduklarında ise “Araştırma ile ilgili araştırma yapıyorum.” diye yanıtladığım anlarda karşıdakilerin gözlerine bakınca kendimi öteki hissettiğim anlar çok oldu. Nitekim deneyimlediğim şey, caz eğitiminde ve müzik eğitiminde bize öğretilen modellerden farklıydı. Bir konser değil, bir makale değil, bir beste gibi ama tam öyle değil, bir anlatı, bir arayış. Şu an durduğum yerde ise müzik pratiğimi çoklu çıktısı olan süreç sanatı olarak yorumluyorum. Yani bir konser ve bu konser için yapılan provalar ya da bir akademik çıktı ve bunun için yapılan çalışmalar gibi önü ve sonu olan bir yerden değil, çeşitli çıktıları bu sürecin içindeki buluşma noktaları olarak konumlandıran bir yerden bakmak. Bu bakış açısı hem beni özgürleştirdi, hem de üzerinde çalıştığım projeyi kendimden özgürleştirdi.

Yoklar üçlemesi (üçüncü bölüm henüz yapılmadı) Prof. Dr. Serdar Yılmaz’ın görsel alandaki katkılarıyla multidisipliner bir çalışma olarak gerçekleştirildi. Ben mimari ve müzikten, Yılmaz ise resim, film ve tasarım gibi farklı alanları kapsayan çoklu geçmişlerden geliyoruz. Birlikte üretebilmek için ortak bir iletişim dili geliştirmemiz gerekti. Birlikte geliştirdiğimiz bu çalışma sürecini daha sonra Darmstadt Jazzinstitut‘un Jazzforum‘unda akademik bir sunumun konusu haline getirdik.

Görsel Serdar Yılmaz

Burada Yılmaz’ın döngüsünde gerçek, döngü, sanat ve hayat kelimelerini rahatlıkla okuyabiliyoruz. Bir de ortada ve üstte, gerçek ile döngü kelimelerinin arasında, biraz saklanmış olarak “bilgi” kelimesini bulabiliyoruz. Kendi bakış açımdan, bilgiye ulaşmamız için görünenin ötesini aramamız ve çaba sarf etmemiz gerekebilir diye yorumluyorum.

Bugün geldiğim yerde, sanatsal üretimi çok yönlü yaşamanın, sanatçının kendini gerçekleştirmesinin yollarından biri olduğunu düşünüyorum. Merak, arayış, deneme, bir araya gelme, dönüp bakma, merak… Yoklar, süreci içinde performanslar, literatür araştırması, toplantılar, artistic residency, akademik sunum, açık provalar, video çekimleri, kompozisyon, çizimler, video kurguları, ses kayıtları, araştırma, dersler, mülakatlar vb. birçok üretim biçimini barındırıyor. Berlin’de silent green‘de sekiz kişilik ansamblla gerçekleştirdiğimiz prömiyer ise Coltrane’e ithafen büyük üçlü döngüsüyle bitecek şekilde tasarlandı.

Selam olsun.

[1] Başak Yavuz, Yirminci Yüzyıl Müzik Teorisinin John Coltrane’in Yorumculuğuna ve Besteciliğine Etkisi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Doktora tezi, 2022.

[2] Bu konunun derinine çok inmemem, bu metnin okunabilirliği açısından verdiğim bir karar olmakla birlikte, merak eden okuyucular akort sistemlerine ve doğuşkanlara bakabilirler.

[3] Bir oktav 12 yarım sesten, büyük üçlü aralığı 4 yarım sesten oluşur. 12’yi 4’e böldüğümüzde 3 tonal durak elde ederiz ve böylelikle bir döngü kurmuş oluruz. Bu döngünün Coltrane’in inancıyla ilişkili olup olmadığı da literatürde incelenmiştir.

[4] David Liebman, John Coltrane’s Meditations Suite: A Study in Symmetry


Dark Blue Notes’ta John Coltrane@100

John Coltrane resmi web sitesi
Başak Yavuz resmi web sitesi
Başak Yavuz RAUM 610, Bandcamp

Başak Yavuz
Independent artist & scholar (PhD)
Share.

Independent artist & scholar (PhD)

Exit mobile version