Caz tarihinde kendi isimlerinden çok dokundukları hayatlarla iz bırakan müzisyenlerden biri, davulcu Stephen McCraven. Archie Shepp, Sam Rivers, Marion Brown ve Yusef Lateef gibi isimlerle geçen onlarca yılın ardından yayımladığı Heritage, yalnızca yeni bir albüm değil, uzun bir müzik ömrünün özeti gibi duruyor. 11 Haziran 2026’da yayımlanan çalışma, McCraven’ın Afrika kökenli ritimlere, spiritüel caza ve kültürel hafızaya duyduğu ilginin bugüne kadar ulaştığı noktayı gösteriyor.
1954 doğumlu McCraven’ın hikâyesi Amerika’da başlayıp Paris’e uzanıyor. Berklee yıllarının ardından Avrupa’ya yerleşen sanatçı, yıllar boyunca cazın farklı kuşaklarını birbirine bağlayan isimlerden biri oldu. Onun müziğinde her zaman Afrika diasporasının izleri, ritim merkezli bir anlatım ve topluluk fikri ön plandaydı. Nitekim Heritage adı da tesadüf değil. Albüm boyunca duyulan müzik, bireysel bir başarı hikâyesinden çok kolektif bir hafızanın sesi gibi işliyor. McCraven’ın yıllardır sürdürdüğü African-American Heritage Ensemble anlayışının stüdyo ortamındaki yansıması olarak da okunabilir.
Albümün parça isimleri bile dinleyiciyi farklı coğrafyalara taşıyor. “Bantu Hunter”, “Song of the Forest Boogaraboo”, “Pigalle Sale” ve “Ni Fente Bulu” gibi besteler Afrika, Amerika ve Avrupa arasında gidip gelen bir müzikal harita çiziyor. Bu yolculukta McCraven’a alto saksofonda Sulaiman Hakim, tenor saksofonda Ricky Ford, djembe ve perküsyonda Lamine Sow, kontrbasta ise Florent Allirot eşlik ediyor. Özellikle iki saksafonun ve Afrika kökenli vurmalı çalgıların oluşturduğu ses dünyası, albüme güçlü bir spiritüel caz karakteri kazandırıyor. Gitar ya da piyano gibi armonik merkez oluşturan enstrümanların bulunmaması ise müziğin ritim ve nefesli çalgılar etrafında özgürce gelişmesine olanak tanıyor. Özellikle “Bantu Hunter” ve “Song of the Forest Boogaraboo” gibi eserlerin McCraven’ın geçmiş kayıtlarında da karşımıza çıkması, Heritage’i tamamen yeni bir çalışma olmaktan çıkarıp yıllar boyunca şekillenmiş fikirlerin yeniden değerlendirilmesi haline getiriyor.
Stephen McCraven’ın adı son yıllarda başka bir nedenle daha sık duyuluyor. Çünkü günümüz cazının en yaratıcı davulcularından biri kabul edilen Makaya McCraven, Stephen’in oğlu. Paris’te doğan Makaya, çocukluk yıllarında babasının kurduğu davul topluluklarında yer aldı ve müzikal dünyasını büyük ölçüde bu çevrede şekillendirdi. Bugün modern cazın geleceğini temsil eden Makaya’nın hikâyesinin arkasında, Afrika kökenli müzik geleneklerini onlarca yıldır yaşatan Stephen McCraven bulunuyor.
Bu nedenle Heritage’i yalnızca 2026’nın yeni caz albümlerinden biri olarak değerlendirmek eksik kalır. Albüm daha çok bir kök arayışı, bir aile hikâyesi ve kuşaklar arası bir aktarım hissi yaratıyor. McCraven bu albümde geçmişten bugüne taşıdığı sesleri, ritimleri ve deneyimleri dinleyiciyle paylaşıyor. İşin aslı Heritage, geride bırakılan mirasın kendisine odaklanıyor.
■
Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Stephen McCraven Instagram
