*** The original English version of the interview with James Brandon Lewis is available here. ***

James Brandon Lewis ile gerçekleştirdiğim bu söyleşi benim için üst düzey bir deneyim oldu. Uzun yıllardır büyük bir hayranlıkla takip ettiğim, son dönemde caz dünyasının en heyecan verici ve en özgün seslerinden biri olarak gördüğüm bir müzisyenin sorularımı kabul etmesi ve içtenlikle yanıtlaması benim için gerçekten onur verici. Bu nedenle söyleşiye geçmeden önce kendisine teşekkür borçlu olduğumu özellikle belirtmek isterim.

Son yıllarda çağdaş caz sahnesinden yükselen en güçlü seslerden biri kuşkusuz James Brandon Lewis. Eleştirmenlerin sık sık John Coltrane, Albert Ayler ve Sonny Rollins çizgisine yerleştirdiği tenor saksofoncu, aslında bu karşılaştırmaların ötesinde kendine özgü bir dil kurmayı başarmış nadir müzisyenlerden biri. Müziğinde gospel, blues, serbest caz, hip-hop ve deneysel yaklaşımlar aynı potada erirken ortaya çıkan şey yalnızca güçlü bir teknik ustalık değil; aynı zamanda sürekli hareket hâlindeki bir düşünce sistemi.

Buffalo’da başlayan yolculuğu onu Howard Üniversitesi’nden CalArts’a, oradan da günümüz cazının en yaratıcı isimleri arasına taşıdı. George Washington Carver’dan Mahalia Jackson’a uzanan albümleri, müziği tarih, bilim ve kültürel hafıza üzerinden de düşünen bir sanatçıyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Özellikle geliştirdiği “Molecular Systematic Music” yaklaşımı, DNA ve moleküler biyolojiyi yaratıcı bir kompozisyon aracına dönüştürmesiyle çağdaş caz içinde benzersiz bir yerde duruyor.

James Brandon Lewis ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide çocukluk yıllarından müzikal kimliğine, Wadada Leo Smith’ten The Messthetics iş birliğine, hip-hop kültüründen sanat anlayışına kadar uzanan geniş bir yolculuğa çıktık. Ortaya ise yalnızca bir müzisyenin değil, hayatı boyunca dengeyi, dürüstlüğü ve kendi sesini aramaya devam eden bir sanatçının portresi çıktı. 

James Brandon Lewis (Fotoğraf Shervin Lainez)

Mine Gürevin: Çocukluk yıllarındaki James Brandon Lewis’e dönecek olursak, müzikle bağın ilk nasıl başladı? Klarnetten saksafona uzanan yolculuğun nasıl gelişti ve o yıllarda saksafonun hayatının merkezine yerleşeceğine dair bir hissin var mıydı?

James Brandon Lewis: Müziğe her zaman bir bağlılığım vardı; filmlerden reklamlara, radyoda çalan her şeye kadar. Annem bu sevgiyi fark etti ve bana bir enstrüman öğrenmek isteyip istemediğimi sordu. Ben de evet dedim. Önce klarnet çalmaya başladım, ardından alto saksafona geçtim. Lisenin üçüncü yılında, önceki yıl tüm tenor saksafoncular mezun olmuştu ve bana tenor çalmak isteyip istemediğimi sordular. Kabul ettim ve kendi sesimi bulduğumu anladım. Dokuz yaşımdan beri müzik yapmak istediğimi biliyordum.

Mine Gürevin: Buffalo’da geçen çocukluk ve gençlik yıllarını düşündüğünde, bugün hâlâ müziğinde yaşayan sesler, deneyimler ya da etkiler neler?

James Brandon Lewis: Buffalo’dan 19 yaşımda ayrıldım. Şimdi 42 yaşındayım. Bunu söyledikten sonra, çocukluğuma dönüp baktığımda Buffalo’nun bana farklı müzik tarzlarına açık olmayı öğrettiğini görüyorum: Charles Gayle, Grover Washington Jr., Rick James ve Griselda. O biçimlendirici yıllar bugün de etkisini sürdürüyor. Yani hâlâ meraklıyım ve keşfedilmeyi bekleyen sayısız olasılığa açığım. Buffalo sayesinde groove duygusuna derinden bağlıyım.

James Brandon Lewis Trio: Chad Taylor, James Brandon Lewis ve Josh Werner

Mine Gürevin: Gospel müziğinin ruhu ile modern cazın özgürlüğü arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsun? Sence bu iki dünya insanların düşündüğünden daha mı yakın?

James Brandon Lewis: Tarih kendi üzerine inşa edilir ve böylece bir süreklilik yaratır. Modern cazdan önce gelen her şey ona nefes verir. İnsanların bu ilişkiyi görüp görmediği üzerine çok düşünmüyorum. Bence tarihe saygı duyanlar, tüm müzikleri birbirine bağlayan ortak hattı, yani müziğin bağ dokusunu göreceklerdir.

Mine Gürevin: Howard Üniversitesi ve CalArts yıllarına dönüp baktığında seni en çok ne dönüştürdü? Bu deneyimlerin seni daha çok bir müzisyen olarak mı, yoksa bir insan olarak mı değiştirdiğini düşünüyorsun?

James Brandon Lewis: Howard Üniversitesi bana disiplin kazandırdı. CalArts ise ifade etmeye değer sanatsal bir sese sahip olduğuma dair özgüven verdi. Bunun bana formun içine girip çıkabilmek için mükemmel bir denge sunduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda sınırları bulanıklaştırma, yani müziğe bir gizem unsuru katma becerisi kazandırdı. Rahatlık ile katı form arasında bir uzlaşma gibi.

James Brandon Lewis Quartet: Aruan Ortiz, James Brandon Lewis, Chad Taylor ve Brad Jones

Mine Gürevin: Wadada Leo Smith ile çalışmak müzik ve sanat üzerine düşünme biçimini nasıl etkiledi? Ondan öğrendiğin ve bugün hâlâ yanında taşıdığın en önemli ders nedir?

James Brandon Lewis: İşi tamamla. Sohbetin peşine düşme. Eğer bir mekân kiralayabilmek için bir işte çalışman gerekiyorsa, o işi yap.

Mine Gürevin: Müzikte sık sık “enerjinin peşinden gitmekten” söz ediyorsun. Bir parçanın ya da performansın doğru enerjiyi bulduğunu nasıl anlarsın?

James Brandon Lewis: Enerjinin peşinden gitmekten söz ettiğimde, yarının garanti olmadığını bilerek çalmaktan bahsediyorum. Bir konsere, hatta hayata bile, yarını mutlaka göreceğim düşüncesiyle yaklaşmıyorum. Bu iç konuşma, içinde bulunduğum ana belli bir aciliyet duygusu veriyor. Hiçbir şeyi garanti kabul etmiyorum. Doğru enerji diye bir şey yok; yalnızca dürüst enerji vardır. Bunun ölçüsü de sabahın sessiz bir saatinde aynaya baktığımda, yüreğimde elimden gelen her şeyi verdiğimi ya da bir fırsatı kaçırdığımı bilmemdir.

Mine Gürevin: Yıllardır “Molecular Systematic Music” adını verdiğin yaklaşımı geliştiriyorsun. Bugün onu nasıl tanımlarsın? Bir teori mi, bir yöntem mi, yoksa bir yaşam felsefesi mi?

James Brandon Lewis: Bu bir teori, bir yöntem, bir felsefe ve aynı zamanda bir evren.

Geçici bir tanım yapmak gerekirse…

Molecular Systematic Music, müziği yaratıcı bir biçimde inşa etmek için bilimin hem mecazi hem de doğrudan kullanımına dayanır. Özellikle Moleküler Biyoloji, DNA ve çift sarmal yapısı temel ilham kaynaklarıdır.

Bir sanatçı olarak kendimi Tanrı değil, bir ses mimarı olarak görüyorum. Bu sistem, DNA dizilerinin kimyasal özelliklerini frekanslarla bire bir ölçülebilir ilişkilere dönüştürmez. DNA’nın yapısal çerçevesi yalnızca özgün armonik diziler yaratmak için bir ilham kaynağı olarak kullanılır. Sistem, öğrenilmesi gereken keyfi sembollerden oluşan bir dizine dayanır. Buradaki “keyfi” sözcüğü günlük anlamdaki “rastgele” anlamına gelmez. Henry Dreyfuss’un Symbol Sourcebook adlı kitabında tanımladığı gibi, “keyfi semboller” sonradan icat edilmiş ve bu nedenle öğrenilmesi gereken sembollerdir.

Molecular Systematic Music, bir otoportre güzelliğidir. DNA’nın yaratıcı ve mecazi kullanımıyla kişinin kendini araştırmasının ve iç gözleminin bir sistemidir. Kişinin kendisini tanıyabilmesi için tarihin yükünden sıyrılmasıdır. Bir felsefe olarak ise sanatçının bireysel yaşam deneyimlerinin inceliklerini güçlendirme, inceleme ve bunları sanat üretiminin ilham kaynağına dönüştürme güzelliğidir.

Devamı gelecek…

Dave Douglas ve James Brandon Lewis

Mine Gürevin: Jesup Wagon kariyerinin dönüm noktalarından biri oldu. George Washington Carver’ın hikâyesinde seni bu kadar derinden etkileyen neydi?

James Brandon Lewis: Annem beşinci sınıf matematik ve fen bilgisi öğretmeniydi. Bana, okulda derslerde neredeyse hiç söz edilmeyen pek çok parlak Afro-Amerikalıyı tanıttı. Çocukluğumdan beri bilime ilgi duyuyorum.

Mine Gürevin: For Mahalia, With Love albümünde Mahalia Jackson’a saygı duruşunda bulundun. Onun sesi ve mirası senin için müzikal ve ruhsal açıdan ne ifade ediyor?

James Brandon Lewis: Büyükannem çocukken Mahalia Jackson’ı dinleme fırsatı bulmuştu. Beni onun müziğiyle tanıştıran da büyükannem oldu. Bu sayede büyükannemle müzik üzerinden güçlü bir bağ kurduk.

Mine Gürevin: Müziğin sıklıkla John Coltrane ve Albert Ayler gibi isimlerle birlikte anılıyor. Sen bu iki dev sanatçının mirasıyla kişisel olarak nasıl bir ilişki kuruyorsun?

James Brandon Lewis: Onların mirasını onurlandırmanın en iyi yolu, kendim olmak ve kendime özgü doğamın haritasını durmaksızın çıkarmaya devam etmektir.

Mine Gürevin: Müziğinde caz geleneğinin yanında hip-hop izleri de duyuluyor. Hip-hop sana ritim, ifade ve hikâye anlatımı konusunda ne öğretti?

James Brandon Lewis: Hip-hop bana niyet sahibi olmayı ve taklit yerine bireyselliği öğretti.

The Messthetics ve James Brandon Lewis (Fotoğraf: Pat Graham)

Mine Gürevin: The Messthetics ile gerçekleştirdiğin iş birliği birçok dinleyici için heyecan verici bir sürpriz oldu. Bu ortaklık sayesinde caz ve punk arasında nasıl bir ortak ruh keşfettin?

James Brandon Lewis: Benim için sürpriz değildi çünkü her zaman başka seslere karşı meraklıyım. Korkmam. Gitarist Anthony Pirog ile 12 yıldır birlikte çalışıyoruz. Beni grubun diğer üyeleri Brendan Canty ve Joe Lally ile tanıştıran da oydu.

Mine Gürevin: The Messthetics and James Brandon Lewis ile Deface the Currency’yi dinlerken müziğin aynı anda hem son derece kontrollü hem de tamamen özgür hissettirdiğini düşündüm. Bu dengeyi nasıl kuruyorsun?

James Brandon Lewis: Üç kelime: güven, tevazu ve dinlemek.

Mine Gürevin: Günümüzde pek çok genç müzisyen sürekli içerik üretmek ve görünür kalmak baskısıyla karşı karşıya. Sen yaratıcılıkla bu talepler arasında nasıl bir denge kuruyorsun?

James Brandon Lewis: 42 yaşındayım ve farklı bir kuşaktan geliyorum. İçerik üretmek ya da görünür kalmak gibi bir baskı hissetmiyorum. Sosyal medyada paylaşım yapmayı diş fırçalamak gibi görüyorum. Onu bir rutine dönüştürdüm. Buna karşı duygusal bir bağlılığım ya da baskı hissim yok. Benim arzularım hayatta kalma üzerine kurulu. Üzerimde hissettiğim tek baskı da hayatta kalmak.

Mine Gürevin: Genç bir saksafoncu sana gelip “Kendi sesimi nasıl bulabilirim?” diye sorsa ona ne cevap verirdin?

James Brandon Lewis: Merakını canlı tut ve kendine karşı dürüst ol. Beğendiğin saksafoncuların ses karakterlerini incele; böylece enstrümanın farklı tınılarını anlayabilirsin.

Mine Gürevin: Müziğinin teknik ustalıktan çok arayış ve keşif duygusuyla hareket ettiğini hissediyorum. James Brandon Lewis bugün hâlâ neyin peşinde?

James Brandon Lewis: Her zaman dengeyi arıyorum; nesnellikle öznellik arasındaki alanı. Bu arayışın sonu yok çünkü varılacak nihai bir yer yok. Bu, bir ömürlük çalışma.

“There Is No Right Energy, Only Truthful Energy”
James Brandon Lewis on Music, Identity, and the Endless Search

Widely regarded as one of the contemporary heirs to the traditions of John Coltrane and Albert Ayler, James Brandon Lewis has emerged as one of the most distinctive voices in modern jazz. Yet he sees himself less as a custodian of the past than as a cartographer of his own path. In this interview, Lewis reflects on music, identity, creativity, and his never-ending search, tracing a journey that stretches from Buffalo to Howard University, from Molecular Systematic Music to Mahalia Jackson.

Conducting this interview with James Brandon Lewis was an extraordinary experience for me. I have followed his work with great admiration for many years, and I consider him one of the most exciting and original voices in contemporary jazz. The fact that he accepted my questions and responded to them so thoughtfully was a genuine honor. Before moving on to the interview itself, I would therefore like to express my sincere gratitude to him.

Over the past decade, Lewis has established himself as one of the most compelling figures on the contemporary jazz scene. Frequently compared by critics to John Coltrane, Albert Ayler, and Sonny Rollins, the tenor saxophonist has nevertheless succeeded in creating a language entirely his own. In his music, gospel, blues, free jazz, hip-hop, and experimental approaches converge, producing not only remarkable technical mastery but also a constantly evolving system of thought.

James Brandon Lewis

His journey from Buffalo to Howard University and later to CalArts eventually led him to become one of the most creative musicians of his generation. Albums inspired by figures such as George Washington Carver and Mahalia Jackson reveal an artist who thinks about music not only through sound but also through history, science, and cultural memory. His concept of “Molecular Systematic Music,” which transforms DNA and molecular biology into a creative compositional framework, occupies a truly unique place within contemporary jazz.

In this conversation, we explore Lewis’s childhood years, his musical identity, his relationship with Wadada Leo Smith, his collaboration with The Messthetics, the influence of hip-hop culture, and his broader artistic philosophy. What emerges is not merely the portrait of a musician, but of an artist who continues to search for balance, truth, and his own voice throughout a lifetime of exploration. 

Mine Gürevin: If we go back to the James Brandon Lewis of childhood, how did your connection with music first begin? How did your journey from clarinet to saxophone unfold, and did you have any sense back then that the saxophone would become such a central part of your life?

James Brandon Lewis: I always had an attachment to music, from movies to commercials to whatever was on the radio. My mom saw this love and asked me if I wanted to learn an instrument. I said yes. I began with the clarinet, then eventually the alto saxophone. Then, in my junior year of high school, all the tenor players had graduated the previous year and they asked if I wanted to play tenor. I agreed and knew I had found my voice. I knew I wanted to play music since the age of 9.

Mine Gürevin: When you think back to your years growing up in Buffalo, what are the sounds, experiences, or influences that still live in your music today?

James Brandon Lewis: I left Buffalo at the age of 19. I am now 42 years old. That being said, when I reflect on my childhood, Buffalo taught me to be open to different music styles: Charles Gayle, Grover Washington Jr., Rick James, and Griselda. Those formative years still play out now, meaning I remain curious and open to the many possibilities that are waiting to be discovered. I am deeply rooted in groove because of Buffalo.

Mine Gürevin: How do you see the relationship between the spirit of gospel music and the freedom of modern jazz? Do you think these worlds are closer than people often assume?

James Brandon Lewis: History builds on top of itself, creating a precedent. Whatever came before modern jazz gives it oxygen. I don’t spend time thinking whether or not people see a correlation. I think if they respect history, they will see a through line, meaning the connective tissues of all music.

Mine Gürevin: Looking back on your years at Howard University and CalArts, what transformed you the most? Do you feel those experiences changed you more as a musician or as a person?

James Brandon Lewis: Howard University instilled discipline. CalArts gave me the confidence to feel I had an artistic voice to express. I think it gave me the perfect balance of going in and out of form, and gave me a greater ability to blur the line, meaning to add an element of mystery—a compromise between relaxed and rigid form.

Mine Gürevin: How did working with Wadada Leo Smith shape the way you think about music and art? What is the most important lesson from him that still stays with you today?

James Brandon Lewis: Get the work done. Never make the hang. If you have to work a job to rent the venue, then work the job.

Mine Gürevin: You often speak about “chasing energy” in music. How do you recognize when a piece or a performance has found the right energy?

James Brandon Lewis: When I am referring to chasing energy, I am speaking about playing with intent as if tomorrow is not promised. I never approach a concert, let alone life, with a sense that I will live to see tomorrow, so that inner dialogue gives the moment a certain urgency. Nothing is taken for granted. There is not a right energy, only one that is truthful, and that is measured in the quiet hour of the morning when I look in the mirror and know with my heart I gave my all or let something go by.

Mine Gürevin: You have spent years developing your concept of Molecular Systematic Music. How would you describe it today? Is it a theory, a method, or perhaps a philosophy of life?

James Brandon Lewis: It’s a theory, a method, a philosophy, and a universe.

A working definition…

Molecular Systematic Music is the metaphoric and literal use of science to creatively construct music, particularly using Molecular Biology, DNA, and the double helix as a primary source of inspiration.

As an artist I play the role of creator, not God but an architect of sound. The system does not use the literal chemical implications of the DNA sequence to devise a one-to-one quantifiable correlation with frequency. The structural framework of the DNA sequence is used only as inspiration to creatively compose original harmonic sequences of music. This system is comprised of an index of arbitrary symbols, to be learned. The word arbitrary in this context is not intended to signify its common meaning as “random.” Instead, my use is primarily aligned with the definition of the phrase arbitrary symbols provided by Henry Dreyfuss in his book Symbol Sourcebook: “Arbitrary” symbols are those that are invented and accordingly must be learned.

Molecular Systematic Music is the beauty of a self-portrait. It’s the creative and metaphoric use of DNA as the internal process of self-investigation, a system of introspection. The detaching of self from the burden of history to be able to recognize self. A philosophy, it’s the beauty of empowering and examining the nuances of the individual life experiences of an artist, and using it as inspiration for creating art.

More to come etc…

Mine Gürevin: Jesup Wagon became a defining album in your career. What was it about George Washington Carver’s story that resonated so deeply with you?

James Brandon Lewis: My mom was a 5th grade math and science teacher. She exposed me to many brilliant African Americans that were surprisingly never talked about in my classrooms at school. I’ve been interested in science since I was a kid.

Mine Gürevin: With For Mahalia, With Love, you paid tribute to Mahalia Jackson. What does her voice and legacy mean to you, both musically and spiritually?

James Brandon Lewis: My grandmother got to hear Mahalia Jackson as a child. She introduced me to her music; as a result, my grandmother and I bonded over music.

Mine Gürevin: Your music is often discussed in connection with figures such as John Coltrane and Albert Ayler. How do you personally relate to the legacies of these two towering artists?

James Brandon Lewis: The best way to honor their legacy is to be who I am, tirelessly mapping my own idiosyncratic nature.

Mine Gürevin: Alongside jazz traditions, listeners can also hear traces of hip-hop in your music. What has hip-hop taught you about rhythm, expression, and storytelling?

James Brandon Lewis: Hiphop taught me intent, individuality over cloning.

Mine Gürevin: Your collaboration with The Messthetics came as an exciting surprise to many listeners. What kind of shared spirit did you discover between jazz and punk through that partnership?

James Brandon Lewis: It was no surprise to me because I am always curious about other sounds. I am not afraid. Anthony Pirog, the guitarist, and I have been collaborating for 12 years. He introduced me to the rest of the band, Brendan Canty and Joe Lally.

Mine Gürevin: While listening to The Messthetics and James Brandon Lewis and Deface the Currency, I was struck by how the music feels both highly controlled and completely free at the same time. How do you create that balance?

James Brandon Lewis: Three words: trust, humility and listening.

Mine Gürevin: Many younger musicians today face constant pressure to produce content and remain visible. How do you personally balance creativity with those demands?

James Brandon Lewis: At 42, I am from a different era. I don’t feel any demand for content or to remain visible. I just post as if I’m brushing my teeth. I made it a routine. I have no emotional attachments or pressures. My desires are built from survival. Survival is my only pressure.

Mine Gürevin: If a young saxophonist came to you and asked, “How do I find my own voice?”, what would your answer be?

James Brandon Lewis: Remain curious and honest with yourself. Study the sound signature of anyone on saxophone you like so as to understand the various timbres of the instrument.

Mine Gürevin: I often feel that your music is driven less by technical mastery than by a sense of searching and discovery. What is James Brandon Lewis still searching for today?

James Brandon Lewis: I am in search of balance always, the space between objectivity and subjectivity. The search is never ending because there is no there. This is a life’s work.

■ ■ ■

Dark Blue Notes in English
James Brandon Lewis official web site
Other articles by Mine Gürevin
James Brandon Lewis in Dark Blue Notes

Share.

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Exit mobile version