Ambrose Akinmusire ve Mary Halvorson, Nonesuch Records etiketli Slo-Mo Neon Luminate Hoverings isimli albümde birlikteler.
Albümün Prelude in the Ash isimli ilk parçasında nadiren hoşlandığım bir nağmeli trompet var. Etnik ya da oryantal bir altyapı ve atmosfer olmadığında iyi tınladığını düşünmüyorum çünkü bir temele oturmuyor ve gerekçesiz/yersiz hissettiriyor. Müzikal bir aksan değil de fazlalık ve süs oluyor. Yine de melodi güçlü. Çağdaş santimantalizmiyle içine çekiyor.
This Vivid’de Halvorson’ın glitch efektli çalımı dikkat çekiyor. Ve sanki bir düğmeye bastıkça komik vokal efektler devreye girip parçanın mizahi akıbetine destek çıkıyor.
Nice to meet you again for the first time’da trompet helyumlaşıyor, gıcırtılı bir kapıya dönüşüyor ve bunları kıvraklıkla yapıyor. Sıkı ama sakin ve sabırlı bir çalım var burada. Cümleler arası boşluklar dinleyene nefes aldırıyor. Bu sefer bu hareketler fazlalık ve süs olmuyorlar. Sonik birer tercih olup her biri parçanın atmosferinde iyi tınlıyor.
Bir gece, çocukken, uyurken, uykumdan banyodaki borunun patlama sesiyle uyanmıştım. İlginç, metalik, neredeyse bir müzik enstrümanını andıran korkunç, yüksek ve sürekli bir sesti. Soundcheck’in fonundaki sesler beni o geceye götürdü. Parçanın sonundaki elektronik hareket ise o anının birkaç saniye içinde zihnimden parçalanarak kaybolması hissini yarattı. Parçayı bir ekran olarak düşünürsek; ekranda yer yer karıncalanarak, yer yer siyah delikler oluşarak görüntünün yitmesi durumu bu. Böyle bir imge.
Tangled Pretty albümdeki en güzel parça. Güzel olması, saçlarını yavaşça taraması istenmiş. Diyecekken isminin hakkı veriliyor ve bu güzelliğe yine glitchler, tonda kaymalar eklenerek güzelin saçları birbirine dolaştırılıyor. Parçanın sonu bir korku filminin sonunu andırıyor. “Güzel olan bozulmaya yazgılıdır ve bozulmalıdır” mı diyorlar? “Güzel olan bozulsa da güzelliğinden bir şey kaybetmez, güzelliğinin mahiyeti değişir” demek istiyor da olabilirler.
Ofo, ikilinin karşılıklı ve birbirlerine çaldığını en çok hissettiğim parça. Sonu tekrar eden melodiye oturtulmuş ve fade-out’a bırakılmışken Halvorson birkaç ek dokunuş yapıp bitiriyor parçayı.
Blood & Sand parçasının sonlarına doğru kovboy sesini andıran bir vokal efekt, parça boyunca uykuya itilmiş olan zihnimizi uyandırmak için oraya konulmuş gibi.
Albüme ismini veren son parça isminin çağırdığı imgeyi zihinde canlandırıyor. İsim ve seslerle desteklenmiş bir imge. Havada asılı duran, yavaşça hareket eden neon pırıltıları. Gece. Belki bir yazlık bölgede. Belki bir cyberpunk şehrinde.
Albümün genelinde, albüme hâkim olmamakla birlikte, günümüz sanatında da çokça gördüğümüz bir glitch merakı var. Ki dozunda ve yerinde oldukça beğeniyorum. Yeni bir buluşmuş gibi değil de, müzikal dile eklemlendirilen ve önceden de varolduğu kabul edilen bir efekt olarak kullanıldığında ya da ona yeni bir görev verildiğinde.
Müzikal diyalogla desteklenen ama ona dayalı olmayan, kavramın/fikrin ön planda olduğu, virtüözitenin ancak fikre hizmet edecekse gösterildiği ve bu yüzden çok da iddialı olmadığı izlenimini veren bir albüm bu.
Son parça biterken zihinde göksel, uzaysı bir tat ve his bırakıyor. Yine de birkaç gün sonra dinlediğim hiçbir parçayı hatırlamayacak ve yeniden duyduğumda anımsamayacak gibiyim.
■
Mert Çakırcalı’nın diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Mary Halvorson resmi web sitesi
Ambrose Akinmusire resmi web sitesi
