Tuhaf Nesnenin Peşinde: Led Zeppelin – Presence

Albümü anlatmaya arka kapağıyla başlamak istiyorum. Eski bir ahşap masa üzerinde düzenli yerleştirilmiş birkaç dergi ve hemen yanında siyah bir zemin üzerine oturtulmuş yine siyah uzun ortada daralan bir figür; beyaz gömlekli yaşlı bir öğretmen bir eli bu figürün, diğer eli ise öğrencisinin başının üzerinde ve sanki bir enerji akışını simgeliyor gibi hemen yanı başında duran kız öğrenci bir anlam veremeden tanıklık yapıyor bu duruma.

Presence Arka Kapak

Ön kapak fotoğrafı birazcık daha güler yüzlü. Temiz giyimli ve gayet şık anne baba ve çocuklardan oluşan bir aile, üzerinde beyaz örtü bulunan masanın üzerinde gayet mutlu bir şekilde bu nesneyi inceliyor. Yine albümün çift taraflı iç kapağında aynı nesne farklı fotoğraflarla ve farklı anlara eşlik ediyor.

Presence Ön Kapak

Bahse konu albüm Led Zeppelin kariyerinin yedinci albümü olan Presence. Kapağını Hipgnosis, İngiliz grafiker ve illüstratör George Hardie ile birlikte tasarlamış. Bu figüre “nesne” adı verilmiş ve bu “nesne” Hipgnosis’in kurucu ortağı Storm Thorgerson’a göre Led Zeppelin grubunun gücünü ve varlığını simgeliyor.

Unutmadan belirtelim ön kapağın arka kısmında bir marinanın resmi var. Bu yapay bir marina; her yıl düzenlenen Boat Show için Londra’da hazırlanmış. Marinanın Led Zeppelin ile ilişkisi yalnızca albüm kapağında yer alması değil, topluluğun 1975 yılında bu mekânda bir dizi konser vermesinden kaynaklanıyor.

Arka kapakta yer alan kızın ise, ikonik Houses of the Holy albümünün bir o kadar tartışmalı kapağındaki kız olduğunu belirtmek gerekiyor.

‘Nesne’

Storm Thorgerson’un kapak tasarımında yer alan nesne ile neyi amaçlamış olduğunu az önce söylemiştik; Robert Plant ve Jimmy Page ise, nesnenin varlığının gerçekliğin ne olduğu hususunda insanları düşünmeye yönlendirdiğini ve bu durumun Led Zeppelin ses örgüsünü yansıttığını da belirtiyor.

Söz konusu kapağın yapımının uzun sürmesi nedeniyle albümün yayınlanma tarihinin ertelendiğini de söyleyelim.

Albüm hangi tarihte yayınlanmıştı? İsterseniz bu sorunun cevabını yazının sonuna bırakarak albümün içeriğine ve nasıl oluştuğuna odaklanalım.

Jimmy Page, Robert Plant, John Paul Jones, John Bonham

Robert Plant, 1975’te Ağustos’un hemen başlarında ciddi bir trafik kazası geçirince 23 Ağustos’ta başlaması planlanan dünya turnesi ertelemiş ve Plant iyileşmek için Malibu’ya gitmiş. İyileşme sürecinde Robert Plant’in yanında olmak isteyen Jimmy Page’in de Malibu’ya gitmesiyle albümün temelleri de atılmış.

Plant’in yazarak bir kenarda bıraktığı şarkı sözleri Jimmy Page’in gitarı ile buluşmuş; sonra bu ikiliye topluluğun diğer iki üyesinin, John Paul Jones ve John Bonham’ın da eklenmesiyle provalar başlamış. Tam bir ay sürmüş provalar ve ardından Almanya’nın Münih kentine gidilerek kayıtlara başlanmış.

Münih’te tam 18 günlük yoğun bir çalışma sonucunda oluşan albüm, 27 Kasım 1975’te Şükran Günü’nün bir gün öncesinde tamamlanmış. Albümün bitiş tarihi ile Şükran Günü kesişmesini ilahi olarak yorumlayan Robert Plant, albümün isminin Thanksgiving olmasını önermiş, ama yukarıda ayrıntılı olarak anlatıldığı gibi kabul ettirememiş.

Albümü açan şarkı Achilles Last Stand, Led Zeppelin kariyerinin belki de en önemli şarkısı; 10 dakikalık süresiyle görkemli bir açılış şarkısı niteliği taşır ve John Bonham’ın kendine özgü aynı zamanda yaratıcı vuruşlarıyla bir davul güzellemesidir. Bonham’ın davulunu John Paul Jones’ın bas vuruşları destekler. Jimmy Page bu temel yapı üstüne şarkıyı başlangıcından bitimine kadar gitarı ile destekler.

Achilles Last Stand’ı izleyen For You Life, Jimmy Page’in gitar riffleri üzerine kurulmuş yapısıyla dikkat çeker.

İlk yüzü kapatan adını Led Zeppelin’in New Orleans’ta turnelerinde kaldığı bir otelden alan kısacık Royal Orleans, etkili ve o denli kaba gitar riff’i ve bir gecelik aşklara kucak açan bu oteli betimleyen sözleriyle dikkat çeker. Belirtelim ki bu sert ses örgüsü, funky dokunuşlarla çok farklı etkiler bırakır. Bir müzik yazarının da dediği gibi şarkı yaratıldığı an itibarıyla ne kadar önemli ise bugün de hala önemini koruyor.

İkinci yüzü açan Nobody’s Fault but Mine, Jimmy Page’in gitar temelini blues’un en hasından alan gitar dokunuşlarıyla başlıyor ve sonrasında Robert Plant’ın haykırışlarıyla devam ediyor. Albümün kartonetinde, Page ve Plant ortak çalışması olduğu yer almaktaysa da şarkının aslı 1928 yılından ve bir Willy Johnson çalışması. Bir dip not olarak Robert Plant’ın şarkının Johnson’a ait olduğunu 1979 yılında Kopenhag’da bir konserde öğrendiğini de belirtelim.

Rock’n roll çağına, 50’lere bir yolculuğa çıkaran şarkı Candy Store Rock, Robert Plant’ın tanımıyla pop, caz, ya da başka her şeyin ötesinde ve belki de Plant’ın albümde en sevdiği şarkı olma özelliğini taşıyor. Plant, bu şarkı ile çıktığı yolculuğu 1980’lerde Ahmet Ertegün için yaptığı Honeydreppers projesinde bir kez daha denemişti.

Albümü kapatan şarkı bir ayrılışı anlatıyor. Robert Plant’ın eşi Maureen’den ayrılışına dair Tea For One; alt yapı blues; ancak belki de albümün en zayıf şarkısı olarak dikkat çekiyor.

Artık albümün hangi tarihte yayınlandığı sorusunun cevabını vermeye geldi sıra; evet tam 48 yıl önce 31 Mart 1976 yılında yayınlanan Presence, her daim farklı bir yere sahip Led Zeppelin kariyerinde.

Sanırım o dönemin endişelerinin ve duygularının bir yansımasıydı…” diyor Page bu albüm için, “…neredeyse baştan aşağı doğaçlamalardan oluştu. Stüdyoya girdiğimizde elimizde hiçbir şey yoktu. Çıktığımızda ise bir sürü şey yapmıştık…

Siz ne düşünüyorsunuz?

Bülent Seyitdanlıoğlu’nun Dark Blue Notes’daki diğer yazıları BURADA.

Bülent Seyitdanlıoğlu

Bülent Seyitdanlıoğlu, hakim emeklisi bir hukukçu ve her şeyden önce iyi bir müzik dinleyicisi. 9 yıldan bu yana Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri isimli programı hazırlıyor ve sunuyor. Rock'n'roll'un bir yaşam tarzı olduğuna inancı ise sonsuz. Ona göre müzik büyük bir disiplin ve ciddiyet demek.

Bülent Seyitdanlıoğlu 'in 20 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Bülent Seyitdanlıoğlu ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir