Başkentte Caz Şenliği: Uluslararası Caz Günü

UNESCO’nun 2012’de ilan ettiği Uluslararası Caz Günü bu yıl da dünyanın her köşesinde kutlanıyor. Resmi web sitesine kaydedilen etkinliklere bakıldığında din, dil, ırk farketmeksizin her kıtadan birçok ülkenin bu küresel kutlamaya katıldığını görüyoruz. Öyle ki savaş halindeki Rusya Federasyonu ve Ukrayna, Hollanda Krallığı’nın Karayip Denizi’ndeki sömürge adası Aruba, siyasal islamın hakim olduğu Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, cazın anavatanı ABD’nin en büyük hasmı konumundaki İran dahi bu küresel eğlenceye katılacak.

Doğaldır ki en görkemli kutlama, bu yıl Küresel Ev Sahibi seçilen Fas’ta gerçekleşeceğe benziyor. Dee Dee Bridgewater, Marcus Miller, Ambrose Akinmusire, Lakecia Benjamin, Kurt Elling, Melody Gardot başta olmak üzere çok sayıda uluslararası tanınmışlığa sahip caz müzisyeni Tanca’daki etkinlik serisinde sahne alacak.

Uluslararası Caz Günü’nün yaygın şekilde kutlanacağı ülkelerden biri de Türkiye. Beran Paçacı’nın Dark Blue Notes’da yayınladığımız yazısına göre, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bodrum’daki mekanların ev sahipliği yaptığı yirmiden fazla etkinlik gerçekleşecek.

Festival küratörlerinin aksine, mekanların ve kurumların, bu günü gerçekten de cazla kutlama yoluna gitmiş olmaları, günün anlam ve önemine uygun isimleri seçmiş olmaları sevindirici.

İlan edilmiş günde kutlayanlar çoğunlukta olsa da farklı günleri seçmiş olanlar da var. Örneğin Cemal Reşit Rey Konser Salonu, ilginç bir şekilde 21 Nisan’ı tercih etmiş. Uluslararası Caz Günü’nün on üçüncü kez kutlandığı ve tarihin çok önceden belirli olduğu düşünüldüğünde, programlarını buna göre düzenlememiş olmaları enteresan. Neyse ki, sosyal medyadaki aksisedaya bakılınca, Caz Yağmuru’nun keyifli geçmiş olduğu anlaşılıyor. Şef Nail Yavuzoğlu yönetimindeki CRR Caz Orkestrası’nın profesyonelliği ile Aydın Kahya, Duygu Soylu ve Dilek Sert Erdoğan’ın tecrübelerinin bir araya gelişinin aksi bir sonuç doğurması da beklenemezdi.

O geceye dair etkinliklerin listesini Beran Paçacı’nın yazısında bulabileceğinizden ötürü burada tekrar etmek istemiyorum ancak hangisini seçerlerse seçsinler, müzikseverlerin keyifli bir gece geçireceğine emin olduğumu söylemeliyim.

Farklı günde kutlayanlardan ikisi Ankara’da. Cafe Bien ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, etkinlikleri için 28 Nisan’ı seçmişler. Açıkçası bu ikisini, kutlama tercihleri açısından da diğerlerinden ayrı gördüğüm için özel olarak anma ihtiyacı duydum. Tekil konserlerle kutlanması tabii ki değerli ancak yiyecek ve içecek servisinin yapıldığı bir şenlik havasındaki kutlamanın ve böylece caz keyfinin uzun süreye yayılmasının daha anlamlı olduğuna inananlardanım. Zaten 30 Nisan yerine öncesindeki Pazar gününü seçmiş olmalarının nedeni de bu. Cafe Bien ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, öğleden geceyarısına dek sürecek ve cazın güleryüzlü halini yansıtacak maraton konserlerle Başkentli müzikseverleri mutlu edeceğe benziyor.

Sanırım şu gözlemimi doğrularsınız. Pandemi sonrasındaki Türkiye’de caz festivallerinin ve tekil caz konserlerinin sayısı artmaya başladı. Programlarını cazla sınırlayan ya da sıklıkla caz konserleri düzenleyen mekanlar faaliyetlerine devam ettiği gibi, yeni sahneler açılmaya başladı. Hatta bir süre öncesine dek caz müziğinin işitilmediği yerler dahi etkinlikler sunmaya başladı. Uluslararası Caz Günü’nün yirmiden fazla mekanda kutlanıyor olması da gözlemi destekler nitelikte.

Bundan hareketle cazın geçmişe oranla daha fazla sevildiği sonucuna varmak ne kadar doğru olur, emin değilim. Caz etiketinin bir çeşit seçkinlik göstergesi haline geldiğinden şüphe ediyor olsam da, bu durumun bir fırsat olduğunu da düşünüyorum. Müzisyenlerinin sanatlarını yaygınlaştırmadaki dirayetleri devam ettiği, formel eğitimin yaygınlaştırıldığı, hayırsever kurum ve kişilerin desteğinin arttığı, kürasyonun ehil ellere teslim edildiği oranda caz, daha geniş kitleye erişmekteki güçlükleri -tabii ki kendi ölçüsünde- aşacaktır.

Küreselde faşizmin yükseldiği, yerelde ekonomik ve sosyal krizin yeni zirvesine koştuğu, toplumun çoğunluğunun yaşamlarını açlık sınırında sürdürdüğü bir zamanda, cazın kutlanıyor olmasının önemsenmesini yadırgayanlar olacaktır. Avuntu olsun diye söylemiyorum ancak sanat, akıl sağlığını ve erdemli duruşu önemseyenlere direnme gücü veriyor; iyileştirmese de acıyı azaltıyor.

Uluslararası Caz Günü kutlu mutlu olsun.

Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Turgay Yalçın 'in 173 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Turgay Yalçın ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir